Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji neden sorun olsun ki?

Teknoloji kullanımı birçok yönden daha üretken olmamızı ve yaşamımızı koordine ederken zaman kazanmamızı sağlar. Örneğin; alışveriş ya da banka işlemlerinin online olarak yapılabilmesi, görüşmek için fırsat yaratamadığımız kişilerle sosyalleşebilmek, uzaktan eğitim, bilgiye ulaşım ve hatta online terapi gibi sağlık uygulamalarına erişim, teknolojinin yaşamıza getirdiği kolaylıklardan yalnızca bir kısmıdır.

Bunlara rağmen, yaşamı kolaylaştıran teknolojinin bir araçtan amaca dönüştüğü aşırı kullanım biçimi; sosyal ilişkiler, eğitim hayatı, iş yaşamı, fiziksel sağlık ve psikolojik sağlık gibi çeşitli alanlardaki yetilerimizi önemli ölçüde bozabilmektedir. teknolojinin öncelik haline geldiği durumlarda, gerçek dünyaya katılım azalmakta ve bağımlılığın kapıları aralanmaktadır.

 

 

Teknolojinin bağımlılığı mı olur?

Tipik olarak, birçok kişinin bağımlılık denilince aklına ilk gelen gittikçe kullanım miktarı artan (toleransı yükselen) ve kullanılmadığında rahatsızlık veren belirtilerin (yoksunluk belirtileri) yaşandığı maddeler ve kimysallardır.

Özellikle bağımlılık alanında yapılan çalışmalar göstermektedir ki bir bağımlılık maddesel olabildiği gibi davranışsal da olabilmektedir. Teorik olarak, beyindeki ödül mekanizmasını etkileyen herhangi bir davranış ya da etkinlik bağımlılık yaratabilir ya da en azından kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bir alışkanlık haline gelebilir.

Yemek yeme, seks, spor, alışveriş, televizyon izleme ve hatta forex gibi borsa faaliyetleri dahi bağımlılık olarak görülebilecek takıntılı davranışlar yaratabilen ödül mekanizmasını yeterli miktarda uyaracak potansiyele sahiptir. Dışarıdan kimyasal alımı içermeyen takıntılı davranışlar, çoğunlukla kişiler ve çevreleri tarafından “ucu kaçan alışkanlık” ya da “psikolojik bir rahatlama biçimi” olarak tanımlanarak göz ardı edilebilmektedir. Bununla birlikte araştırmalar göstermektedir ki ismine ne dersiniz deyin psikolojik bir bağımlılık ya da alışkanlık olarak görülen durumlar kimyasallara geliştirilen bağımlılıklar kadar gerçektir ve beyindeki nörokimyasal ve biyolojik değişimlerle ilişkilidir. Psikolojiyi beyinden bağımsız bir kavram gibi değerlendirmek, çoğunlukla kişilerin durumun ciddiyetini inkar etme mekanizmasının bir ürünü olmakta ya da dolaylı yoldan ona hizmet etmektedir.

Bir davranışın bağımlılık yaratıp yaratmadığını en basit olarak alkol ya da uyuşturucu bağımlılığı için saptanan kriterler üzerinden bir benzetmeyle açıklayabiliriz. Teknoloji bağımlılığı ile ilgili yapılan araştırmalar, bu bağımlılıkların kimyasalara karşı gelişen bağımlılıklara benzer özellikler gösterdiğine işaret etmektedir.

Teknolojiye karşı bağımlılık eğilimlerinin olup olmadığını ölçmek için kimyasallara karşı gelişen bağımlılığı ölçmek için kullanılan beş temel göstergeye bakabiliriz: yoksunluk belirtileri (davranış yerine getirilemediğinde gelişen psikolojik ya da fiziksel tepkiler), tolerans gelişimi (davranışın sıklığında ve miktarında artış olması), aşırı uğraş (davranışı yerine getirmek için düşünsel ya da davranışsal uğraş), sorunlara yol açma (sorumlulukları ihmal etme, aile içi ilişkileirn gerilmesi vb.) ve kontrol kaybı (davranışı azaltma girişimlerine ya da sorun yaratmasına rağmen planlananın üzerine çıkma).

 

 

 

Teknoloji bağımlılığı neleri kapsar?

Teknoloji kötüye kullanımı ve teknoloji bağımlılığı aşağıdaki alanlarda sıklıkla görülmektedir:

Oyun bağımlılığı (bilgisayar ya da internet), sosyal medya bağımlılığı, cep telefonu bağımlılığı (sms, oyun, wats up vb.) ve internet bağımlılığı (surf vb.).

İnternetin yanlış kullanımı, internet bağımlılığına yol açabileceği gibi; seks, kumar, alışveriş vb. internet haricindeki diğer davranış bağımlılıklarını besleyici bir rol üstlenebilir. Buna en sık verilebilecek örnekler online kumar bağımlılığı online alışveriş bağımlılığı ve sanal seks bağımlılığıdır.

Yapılan araştırmalara göre, patolojik kumar ve madde bağımlılıklarının nörobiyolojik olarak ortak etyopatogenezlere sahip olmaları; kompulsif alışveriş, aşırı internet kullanımı ve kompulsif seksüel davranışların da aynı davranışsal bağımlılık mekanizmalarını kullanıyor olabileceğini düşündürmektedir. (4)

 

 

 

Teknoloji bağımlısı mısınız?

Aşağıdaki sorular herhangi bir tanı kapsamında ele alınamasa da; 3 ya da 4 tanesini yaşıyorsanız kötüye kullanım, 5 ya da daha fazlasını yaşıyorsanız bağımlılıktan muzdarip olabilirsiniz:

Teknoloji faaliyetleri için harcanan zamanın artması

Davranışınızı kontrol girişimlerinizin başarısızlıkla sonuçlanması

Teknoloji faaliyetlerine girşeceğiniz zaman coşku hissinin artması

Teknoloji faaliyetine dönük aşırı özlem ve istek duyma

Yakınları ihmal etme

Faaliyette değilken huzursuzluk hissetme (Gece uyanamayıp online oyunun gereklerini yerine getirmeyince sabah yaşanan huzursuzluk gibi)

Sosyal çevre ve yakınlara karşı dürüstlüğünü yitirme (“Bu akşam çok hastayım yemeğe katılamayacağım” vb. bahaneler üretme)

Teknoloji faaliyetinin iş ve okul performansında sorunlar yaratması

Davranışın sonucunda ödenen bedeller karşısında suçluluk, utanç, öfke veya mutsuzluk hissetme

Uyku düzeninde değişiklikler

Kilo alıp verme, sırt ağrısı ve baş ağrısı gibi fiziksel değişiklikler yaşama

Diğer zevk veren aktivitelerden kendini geri çekme

 

 

 

İnternet kullanımının ne kadarı fazladır?

Goldberg’in 1996 yılında İnternet Bağımlılığı için uyarladığı tanı ölçütlerine göre 12 ay içinde kişinin internet kullanımına bağlı olarak aşağıdaki yedi kriterden en az üçünü karşılanması ve bu durumun kişide yoğun bir sıkıntıya yol açması gerekir:

1. Tolerans gelişimi: Aşağıdakilerden en az birinin olduğu internet kullanım miktarındaki artış:

a. İstenen keyfin alınabilmesi için internet kullanım süresinin belirgin oranda artması

b. Sürekli olarak aynı sürelerde internet kullanımı olamasın karşın alınan keyifte kayda değer azalma olması

2. Yoksunluk gelişimi:

a. Yoksunluk sendromu yaşama (Aşağıdakilerden en az birinin olduğu belirtiler):

i. Yoğun ve uzun süreli internet kullanımını bırakma ya da azaltma

ii. Bırakma ya da azaltma sonrası aşağıdakilerden en az iki tanesinin birkaç günden 1 aya varan süre zarfında ortaya çıkması:

1. Psikomotor ajitasyon*

2. Anksiyete

3. İnternette neler olduğuna dair takıntılı düşünceler

4. İnternete dair fanteziler ve hayal kurma

5. İsteyerek ya da istemeyerek tuşlara basma hareketi yapma

iii. Yukarıda (ii kriterinde) yer alan semptomların sosyal, mesleki ya da kişinin önemli işlevsellik alanlarında sıkıntı ya da bozulmaya yol açması.

b. Yoksunluk belirtilerini azaltmak ya da engellemek için internet ya da benzer online servislere bağlanmak

3. İnternet kullanımının genellikle planlandığından daha uzun süreler devam etmesi

4. İnternet kullanımını bırakmak veya kontrol altına almak için sürekli bir isteğin veya boşa çıkan uğraşların olması

5. İnternette zaman geçirmek için uzun süreler ayırma (e-kitap satın almak, yeni web tarayıcılarını denemek, programları araştırmak, yüklenen dosyaları düzenlemek vb.)

6. 
İnternet kullanımı nedeniyle önemli toplumsal, mesleki etkinlikler veya boş zaman aktivitelerini azaltmak ya da tamamen bırakmak

7. İnternet kullanımının yol açtığı ya da kötüleştiridiği kalıcı ya da tekrarlayan fiziksel, sosyal, mesleki ya da psikolojik sorunların bilinmesine rağmen internet kullanımına devam etme (uykudan mahrum kalma, evlilik sorunları, erken saatteki randevulara gecikme, mesleki sorumlulukların ihmali ya da önem verilen kişiler tarafından terk edilme duyguları gibi) (2)

 

 

 

 

Bilgisayar başında atıştırma: Teknoloji bağımlılığı ve yeme bağımlılığı

Teknoloji bağımlılığı ve yeme bağımlılığı sıklıkla birlikte görülebilmektedir. Bilgisayar başında ya da televizyon izlerken birşeyler atıştırmak bir alışkanlık olarak başlayabilir ve kontrolsüz yemek yeme hali bir süre sonra bağımlılığa dönüşebilir. Özellikle de bilgisayarın kişiyi uyanık tutan etkisi gece yeme atakları için çok uygun bir ortam yaratabilmektedir.

Aynı zamanda, bu iki bağımlılık arasında simbiyotik ve tahrip edici bir ilişki de olabilmektedir. Yeme bozukluğu olan kişiler, özellikle anoreksik ve bulimik davranışlarını besleyebilecek sitelerde takıntılı biçimde zaman harcayabilmekte ya da çevrimiçi topluluklara katılarak sağlıksız davranışlarını yarıştırabilmekte ya da yeni bilgiler edinebilmektedir.

 

 

Online kumar dünyası: Teknoloji bağımlılığı ve kumar

Online kumar bağımlılığı teknoloji bağımlılığının oldukça riskli bir koludur. Dış dünyanın aksine online kumar sitelerine erişim herkes için oldukça kolaydır ve online olarak para harcamak birçok kişide gerçek para harcamamış algısı yaratmaktadır.

Kumar bağımlısı bir kişi oyun için çeşitli yerlerde bir süre zaman geçiridiğinde yakın çevresi büyük bir olasılıkla bu durumu fark edecektir. Oysa online kumar siteleri kişileri iş yerinde, evde, hatta cep telefonlarıyla internetin olduğu herhangi bir yerde kimse sezinlemeden oyun oynayabilme imkanı tanımaktadır. Bu durum bırakmayı zorlaştıran da bir faktördür.

Online kumar ile kişinin banka hesabına erişimi sadece bir tık uzaktadır, kişinin ancak bankadan para çekerek oynayacağı meşakatli bir durumdan uzak kalmasına olanak sağlar. Kumar uynamak ve oynatmak yasal olmamasına karşın internet üstünden bunun kontrolü yeterince yapılamamaktadır. Bu durum aynı zamanda dolandırılma riskini de içinde barındırır (kredi kartı sahtekarlığı ya da kimlik hırsızlığı vb.)

Bu siteler sürekli oyuna teşvik etmek için çok farklı yöntemler kullanabilmektedir. Online kumar siteleri tarafından kullanılan en yaygın hile ücretsiz oyun versiyonu sunmaktır. Tabii ki amaç çevrimiçi kumarı yeni oyunculara tanıtmak ve ücretsiz sürümü ile galibiyet kazanmalarını sağlayarak onları gerçek para ile gerçek bahis oynamaya dönük teşvik etmektir.

Kişiler bazen gerçek insanlarla kumar oynadıklarını düşünürken karşılarında kazancı optimal düzeyde tutmaya ve bahis miktarını yükseltmeye yarayan bilgisayar programları olabilmektedir. Bilgisayar programlarının olmadığı durumlarda da oyuna giren diğer kişilerin arasında bir danışıklı dövüşün olduğu durum söz konusu olabilir. Bu kişiler bilgi paylaşımı yaparak hedef kişiyi hile yoluyla yeneblilir ve dolandırabilir.

 

 

 

Birileri sanal seks mi dedi? Teknoloji bağımlılığı ve seks

Teknoloji bağımlılığı bazen seks bağımlılığıyla birlikte görülebilir. Takıntılı biçimde porno arşivleme/porno izleme, videolu/videosuz chat yapma (sanal seks), telefonda seks ve cinsel içerikli video çekme/paylaşma gibi çeşitli şekilleri vardır. Böyle bir durumda kişinin davranışı yerine getirebilmek için ödediği bedeller de çeşitlilik göstermektedir (online hariç cinsel ilişki kuramama, mevcut yakın ilişkilerin zarar görmesi ya da bunu engellemek adına kendine birden çok yaşam kurma, suç işleme ya da suça maruz kalma vb.)

 

 

 

Teknoloji bağımlılığı ve riskli durumlar

İnsanlar farklı farklı nedenlerle teknoloji bağımlısı haline gelir. Çoğu zaman teknolojinin takıntılı biçimde kullanımına dönük yoğun istek; depresyon, kaygı, stres, ya da yalnızlık gibi duygularla başa çıkamamanın bir sonucu olarak gelişir. Bazı kişiler gerçek dünyadaki sosyal becerilerde kendilerini yetersiz olarak gördüğünden insanlarla temas kurabilmenin daha güvenli bir aracı olarak teknolojiyi kullanabilir. Bazı kişiler ise yoğun duygular yaşarken kendisini daha iyi hissedebilmek için teknoloji faaliyetlerine yönelir.

Her halükarda kişilerin teknolojiyi daha çok kullanmak için bir gerekçesi ya d a bahanesi vardır. Örneğin akıllı telefonlar sosyal dünyaya anında erişim talebini yerine getirmektedir. Bundan yola çıkarak üniversite öğrencilerinin akıllı telefon teknolojisinin kullanımı ve kötüye kullanımına dönük algıları ve tutumlarının incelendiği bir araştırmaya göre; öğrenciler kullanıma dönük daha fazla olumsuzluk tanımlamalarına rağmen “bağlantıda kalmanın” güçlü olumlu etkileri sebebiyle cihazlarına karşı daha “bağlı” bir tutum sergilemektedirler. (5)

Tüm bunalara benzer gerekçeler takıntılı biçimde teknolojinin kullanımının başlamasıyla birlikte birçok olumsuz sonuca yol açar:

Altta yatan depresyon, kaygı ya da diğer psikolojik sorunların internet kullanımıyla maskelenmesi sonucu bu hastalıkların aşamalı olarak kötüleşebilir.

Teknoloji üzerinden temas kurmaya alıştıkça sosyal becerilerin azalarak sosyal anksiyete gibi kaygı bozukluklarına uygun bir zeminin oluşabilir. Yalnızlık duygusunun artarak, bu duygunun daha çok teknolojiyle karşılanmaya çalışılması bu hastalıkları besleyen bir kaynak oluşturabilir. Alanda yapılan çalışmalar duygusal zeka ve sosyal beceriler arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermektedir. Duygusal zeka; duyguları anlama ve duygularla başa çıkabilme gibi becerileri içerir. Duygusal zekaya dönük beceriler çevresel koşulları yönetebilmemizi sağlar. Üniversite öğrencileri üzerinde alanda yapılan araştırmalar internet bağımlılığının içe dönüklük ve izolasyonla ilişkili olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda, duygusal zekası yüksek öğrencilerin internete daha az bağımlılık gösterdiği bulgulanmıştır. (3)

Alışveriş, kumar, seks, yemek gibi davranışsal bağımlılıkları olan kişilerin bu bağımlılıklarını teknoloji vasıtasıyla göze batmadan sürdürebilir hale gelmesi mesi. Bu durum aynı zamanda, altından kalkılması oldukça zorlaşan kredi kartı borçları ve paylaşılan cinsel içerikli videoların istismarını da içeren hukuki birçok soruna da yol açabilir.

Özellikle online oyun platformları çeşitli istismar türleri ve suç örgütleri için çocukluk ve ergenlik dönemindeki kişileri direkt hedef haline de getirebilmektedir.

Üniversite öğrencilerinin teknoloji kullanımında kişilik değişkenleri ve benlik saygısının rolünün incelendiği bir araştırmaya göre: sosyal açıdan daha uyumsuz ve düşük benlik saygısı olan bireylerin msn vb. anlık mesajlaşma yöntemlerine; daha nevrotik bireylerin ise cep telefonuna dönük daha güçlü bir bağımlılık eğilimi gösterdiği görülmüştür. (1)

 

 

 

Tedavi: Ucu kaçmadan destek alın!

Teknolojiye bağımlı davranışları azaltmak ve teknoloji kullanımını kontrol altına almak için atılabilecek birçok adım vardır. Birçok kişi okudukları üzerinden iyileşmeyi bireysel olarak denemesine rağmen istediği ölçüde başarılı olamamaktadır. Bu durum kişinin yanlış adımlar attığı anlamına gelmemektedir. Bağımlılık, kişiye özgü dinamiklerin ve birçok değişkenin bir arada değerlendirilmesi yoluyla bir tadavi planının oluşturulmasıyla üstesinden gelinebilecek bir hastalıktır.

Teknoloji bağımlılığı söz konusu olduğunda bağımlılık alanında uzmanlaşmış bir klinik psikolog ile düzenli terapotik görüşmeler yürütmek ve gerekli hallerde (özellikle de başka psikolojik rahatsızlıkların eşlik ettiği durumlarda) bağımlılık alanında uzmanlaşmış bir psikiyatristen ilaç desteği almak tedavinin güvenli temeller üzerine oturması açısından zaruridir.

Psikoterapi, kişiye özgü bir terapi planıyla aşamalı olarak ilerlemekle birlikte; sıklıkla bağımlılık yaratan davranışın tetikleyicilerinin tespiti, nüksü önleme planı oluşturulması, teknolojiye dair algı ve tutumların değişimlenmesi, duygularla sağlıklı başa çıkabilme mekanizması geliştirme, sosyal becerileri arttırma ve dürtü kontrolü gibi birçok konuyu içermektedir. Eşlik eden depresyon, sosyal anksiyete vb. bozuklukların ya da çoklu bağımlılıkların söz konusu olduğu durumlarda terapinin içeriği ve gidişatı bu konularda da kişiye çok yönlü ve derinlemesine destek verebilmeye dönük olarak planlanmaktadır.

Bazı kişiler bağımlılık geliştirmemiş olmakla birlikte teknoloji kullanımlarını kontrol altında tutabilmeyi arzu etmekte ancak ne yapabileceğini tam olarak bilememektedir. Bazı kişiler de yakınlarının teknolojiye dönük tutumları konusunda endişeye kapılmakta ve kendilerinin ne yapabileceği konusunda kafa karışıklığı yaşamaktadır. Böyle durumlarda bir uzmana danışmak ve gerekli alanlarda profesyonel destek almak küçük meselelerin büyük sorunlara dönüşmesinin önüne geçen koruyucu bir faktördür.

 

*Huzursuz ve sıkıntılı duygulanıma eşlik eden aşırı bedensel hareketlilik
(1) Ehrenberg, A., Juckes. S., White, K. M. & Walsh, S. P. (2011). Personality and Self-Esteem as Predictors of Young People’s Technology Use. CyberPsychology and Behavior, 11(6): 739- 741.
(2) Goldberg, I. (1996). Internet Addiction Disorder. http://www.cog.brown.edu/brochure/people/duchon/humor/internet. addiction.html
(3) Hamissi, J., Babaie, M., Hosseini, M., & Babaie, F. (2013).Therelationship between emotional intelligence and technology addiction among university students.International Journal of Collaborative Research on Internal Medicine and Public Health, 5, 310-319.
(4) Johansson A, Gotestam KG. Problems with computer games without monetary reward: similarity to pathological gambling. Psychol Rep 2004; 95:641-650.
(5) Lundquist, A. R., Lefebvre, E. J. & Garramone, S. J. (2014). Smartphones: Fulfilling the Need for Immediacy in Everyday Life, but at What Cost? International Journal of Humanities and Social Science, 4(2): 80–89.
Email
Instagram
YouTube
LinkedIn
LinkedIn
Share